Madeira’ya gelirken kafamızda çok net bir görüntü vardı: yemyeşil dağlar, bulutların içinde yürüyüşler, okyanusa açılan uçurumlar ve sürekli “dur bir dakika burası gerçek mi?” dedirten manzaralar. Gerçekte de tam olarak böyleydi ama bir yandan da işin içine bolca plan, erken kalkış, rüzgâr, yokuş ve hafif bir yorgunluk karıştı. Yani